Aramak için yazmaya başlayın...
Demirtepe Köy Okulu: 1942'de Açılan Bir Okulun Hikâyesi - demirtepe.net

Demirtepe Köy Okulu: 1942'de Açılan Bir Okulun Hikâyesi

Güncelleme Tarihi: 10 Kasım 2024 - 00:24

Demirtepe köy okulu 1942'de, askerî birliğin köye konuşlandığı yıl açıldı; birlik hem okulun arsasını aldı hem de inşaatına destek verdi. Öğretmen yetersizliği yüzünden sınıfların birleştirildiği bu okulun eski binası bugün ayakta değildir.

Demirtepe Köy Okulu: 1942'de Açılan Bir Okulun Hikâyesi

Demirtepe köy okulu 1942'de açıldı. Önce mütevazı bir binada, sonra yanına yapılan yenisinde. Öğretmen yetersizliği yüzünden sınıflar birleştirilirdi: birinci sınıf tek başına, ikinci ile üçüncü bir arada, dördüncü ile beşinci bir arada. Eski bina bugün yok, yıkıldı.

Bu sayfada gri zeminli kutular demirtepe.net tarafından sonradan eklenmiştir; arşiv kayıtlarıyla karşılaştırma ve açıklama amacı taşır.

Demirtepe'nin eski köy okulu binası
Eski köy okulu binası. Bugün ayakta değil, yıkılmıştır.

1942: Okulun Açılışı

Eski bina mütevazı ve sadeydi. Tahta sıralar, sararmış kitaplar, köhne duvarlar. Öğretmenler ilk başta bu binanın yanındaki lojmanda kalırdı.

Köyde yeni bir okul binası yapıldığında öğretmenler de yeni lojmana taşındı. Ama eski binadaki hava kaybolmadı.

Okul neden 1942'de açıldı?

Tarih tesadüf değildir. 4. Tümen ve 40. Piyade Alayı 1942'de köye konuşlandı ve okul aynı yıl açıldı.

Aynı dönemi anlatan bir başka kayıt, aradaki bağı açıklar: köyün kuruluşunda okul ve cami için ayrılan altı bin metrekarelik alan askerî ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmiş, aynı yere tümen karargâh binası ve subay gazinosu yapılmıştır. Okul için iki hane başka bir yere taşınmıştır.

Kayıt şunu da ekler: tümen komutanlığı okul ve cami inşaatına büyük destek sağlamıştır.

Yani birlik önce okulun arsasını aldı, sonra okulun yapımına yardım etti. Askerî birlik yazısı

1942'den önce ne vardı?

Köy 1934'te kuruldu, okul 1942'de açıldı. Aradaki sekiz yıl boşluktur.

Kasım 1935'te köyü gezen Son Posta muhabiri Naci Sadullah şunu yazar: “Göçmenler arasında okuryazar yok.” Bir göçmen de ona şunu anlatır:

— İçimizde bir öğretmen vardı. Burada bıraksalardı, biz onu beslerdik; o da çocuklarımızın kafasını ekerdi. Ama onu buradan aldılar, İmroz'a tayin ettiler.

Bu okul, o cümlenin karşılığıdır. Yedi yıl sonra gelmiştir ama gelmiştir. O röportaj arşivde

Lojmanlara ne oldu?

Eski okul binası da yanındaki eski imam lojmanı da yıkılmıştır. Bu iki yapı yan yanaydı ve arkalarında köy kapanı bulunuyordu — tarlaya zarar veren hayvanların tutulduğu yer. Köy kapanı yazısı

Okul kapandıktan sonra öğretmen lojmanı imam lojmanı olarak kullanılmaya başlandı. Köyde bugün “imam lojmanı” denen bina budur.

Yani okulun kapanması yalnızca eğitimi değil, köyün o köşesindeki bütün yapıların kullanımını değiştirdi.


Birleştirilmiş Sınıflar

Yeni okulun içi daha genişti; üç sınıfı vardı. Ama öğretmen yetersizliği yüzünden sınıflar birleştirilirdi.

Birinci sınıf tek başına ders görürdü. İkinci ve üçüncü sınıflar bir arada, dördüncü ve beşinci sınıflar bir arada.

Bu, bizim için zorluk değildi. Büyükler küçüklere destek olur, küçüklere ders anlatırdı. Sınıfta hepimiz bir aileydik.


Sabahlar ve Teneffüsler

Gün sabahın ilk ışıklarıyla başlardı. Sıraya girer, hep bir ağızdan Andımız'ı okurduk. Küçücük bedenlerimizle, bayrağın önünde, büyük bir ciddiyetle.

Teneffüs zili çaldığında bahçeye koşardık. Futbol, voleybol. Sıcak havalarda tozlu bahçede, soğuk havalarda okulun koridorunda.

Yeni okulun koridoru o zamanlar bize devasa gelirdi. Ayak seslerimiz yankılanırdı.

Demirtepe köy okulu bahçesinde 23 Nisan kutlaması
Okul bahçesinde 23 Nisan kutlamasından bir kare.

Mevsimler Şeması ve Tahta Sıralar

Sınıf duvarındaki tahtadan yapılmış mevsimler şeması hâlâ hafızamda. Her bir yaprağı mevsimlerin döngüsünü anlatır, doğanın nasıl değiştiğini gösterirdi.

Sıralarda ikişerli otururduk. Yanımızdaki arkadaş sadece derste değil, hayatta da destekçimizdi.

Tahta sıraların üzerinde kazınmış isimler, kurumuş mürekkep lekeleri vardı. Her çiziğin altında bir hikâye saklıydı.


İsmail Öğretmen

Yıllarca köy okulunda emek veren İsmail Öğretmen, köyün vazgeçilmezlerindendi.

Yeni lojmanda otururdu. Her öğrencisine sevgiyle yaklaşır, sabırla ders anlatırdı. Kimi zaman hayatın zorluklarından bahseder, kimi zaman umut dolu hikâyeler anlatırdı.

Çocukların gözünde onun yeri bambaşkaydı.


Özcan Abinin Dükkânı ve “Market”

Teneffüslerde okulun karşısındaki rahmetli Özcan abinin küçük dükkânına koşardık. Küçük ellerimizdeki birkaç kuruşla bisküvi ya da gazoz almak bile tarifsiz bir mutluluktu.

Dükkân okulun tam karşısındaydı. Küçük ama sıcak bir yerdi.

Sonradan Mustafa Altıntaş tarafından açılan ve herkesin “market” dediği yeni bir dükkân daha vardı. Okulun hemen arkasındaki kestirme yoldan gidilebilecek kadar yakındı. Ders aralarında birçok öğrenci o yoldan geçip markete giderdi.


Okuldan Sonra

Ortaokula nasıl gidiliyordu?

Köy okulu beş sınıftı. Devamı Gelibolu'daydı ve oraya ulaşmak kolay değildi.

Aynı dönemi anlatan kayıt bu sorunun nasıl çözüldüğünü söyler: Kore Savaşı sonrası birlikler mekanize olunca, Gelibolu Ortaokulu'na giden öğrenciler için sabah ve akşam askerî servis sağlanmıştır. Kayıt şunu da ekler: bu durum ortaöğretime devam eden köy çocuklarının sayısını artırmıştır.

Yani köyün eğitim zinciri şöyle kuruldu: ilkokul 1942'de birliğin desteğiyle açıldı, ortaokula ulaşım da yine birliğin aracıyla sağlandı. Askerî birlik yazısı

Kamile Kara bu okuldan mı çıktı?

Köyden çıkan ilk kadın öğretmen Kamile Kara'dır. Yetim büyümüş, sonradan İzmir'de lise edebiyat öğretmeni olmuştur.

Okulun 1942'de açıldığı ve Kamile'nin 1970'te yapılan bir tabloda çocukluk anısı olarak resmedildiği düşünülürse, bu okulun ilk kuşak öğrencilerinden olması kuvvetle muhtemeldir. Kesin kayıt elimizde yoktur; okul kayıtları ya da köyde hatırlayanlar bunu netleştirebilir.

Doğruysa, zincir tamamlanmış olur: 1935'te öğretmensiz kalan köy, 1942'de okuluna kavuştu, o okuldan bir edebiyat öğretmeni çıktı. Köyümün Gündöndüleri


Yıkılan Bina

Köy okulu bize sadece okumayı yazmayı öğretmedi. Dostluğu, dayanışmayı, birlikte olmayı öğretti. Bahçesinde koşan, sıralarında oturan herkes bugün o günleri hatırlıyor.

Eski bina artık ayakta değil. Fotoğrafı bu sayfada duruyor; başka bir kaydı kalmadı.

Köyün ilk yıllarından bugüne ulaşan somut kalıntılar azalıyor: kerpiç evler, Dekovil hattının köprü kazıkları, koruganlar, bir mezar taşı. Okul binası artık o listede değil.

Köyün ilk yıllarına dair gazete kayıtları için: Demirtepe Basın Arşivi

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!