Aramak için yazmaya başlayın...
Demirtepe'de Traktör, Elektrik, Telefon ve Su - demirtepe.net

Demirtepe'de Traktör, Elektrik, Telefon ve Su

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2024 - 05:51

Demirtepe'de tarım 1950'lerde traktörle değişti; ilk traktörü ve biçerdöveri emekli Albay Mazhar Bey getirdi. Şebeke elektriği ise çok sonra geldi: 25 Mart 1975 tarihli bir meclis tutanağında köy hâlâ "elektrik tesisine başlanılacak köyler" listesindedir. Telefon 1992'yi buldu.

Demirtepe'de Traktör, Elektrik, Telefon ve Su
Anlatan
Remzi Başarız
Konu
Tarımda makineleşme, elektrik, telefon ve suyun köye gelişi
Dönem
1950'ler – 1990'lar
Kaynak
Sözlü tanıklık ve Millet Meclisi tutanağı (1975)

Demirtepe'de tarım uzun yıllar hayvan gücüne dayandı. Ekin tırpanla biçilir, öküz arabasıyla taşınır, düvenle ezilir, poyraz esen akşamüstlerinde savrularak saman ile tahıl ayrılırdı. 1950'lerde traktör geldi. Elektrik, telefon ve şebeke suyu ise çok daha sonra.

Bu sayfada gri zeminli kutular demirtepe.net tarafından sonradan eklenmiştir; arşiv kayıtlarıyla karşılaştırma ve açıklama amacı taşır.


Hayvan Gücüyle Tarım

Hasat zamanı geldiğinde ekinler tırpanla biçilir, öküz arabalarına yüklenir ve harman yerine taşınırdı.

Harman sabır isteyen bir işti. Düvenle ezilen ekinler, poyraz esen akşamüstlerinde savrularak saman ile tahıl birbirinden ayrılırdı.

Saman böyle üretiliyordu

Bu arşivde saman beşinci kez karşımıza çıkıyor: 1935'te korkulan bir kıtlık, kar çukurunda yalıtım malzemesi, kerpiç evlerin içindeki bağlayıcı, bugün Balıkesir'e satılan bir gelir kalemi.

Burada da nasıl üretildiğini görüyoruz. Düvenin ezdiği başak, rüzgârda savrulunca ağır tane düşer, hafif sap uçar. Samanı ayıran şey poyrazdır.

Bugün aynı işi balya makinesi yapıyor. Ama malzeme aynı ve hâlâ satılıyor.


Traktör ve Biçerdöver

Köydeki değişim 1950'lerde başladı.

Demirtepe'ye ilk traktörü Emekli Albay Mazhar Bey getirdi. Traktörün şoförlüğünü uzun yıllar Sakallı İsmail yaptı; sonra bu görevi Baki Bayan devraldı.

Mazhar Bey 1955'te köye ilk biçerdöveri de getirdi.

O yıllarda dizel motorlar henüz yaygın değildi; traktörler gazyağıyla çalışıyordu. Marş motoru da yoktu: traktör, önündeki bir kol yardımıyla elle çevrilerek çalıştırılırdı.

Köyde ikinci traktörü Ahmet Ersöz — namıdiğer Ahmet Ağa — getirdi. Biçerbağlar ve sabit batöz gibi makinelerle üretimi ilerletti.

Bugün traktör hemen her hanenin kapısında duruyor, hasat biçerdöverle tamamlanıyor.

Aynı dalganın dördüncü halkası

Motorun bölgede hayvan ve doğa gücünün yerini alması, bu arşivde dört ayrı yazıda geçiyor. Hepsi aynı on yıla düşer:

Dekovil hattı: Amerikan yardımıyla gelen GMC kamyonlar taş taşımayı devraldı, raylar terk edildi. Yazı

Katırlar: Birlikler mekanize olunca sırtında ağır makineli tüfek taşıyan katırlara ihtiyaç kalmadı. Yazı

Değirmenler: Koruköy'deki dizel motor, Bolayır'ın yeldeğirmenlerini ve Kavak'ın su değirmenini kapattı. Yazı

Ve tarla: traktör öküzün yerini aldı.

Rüzgâr, su, katır ve öküz — dördü de aynı on yılda işsiz kaldı.

İlk traktörü getiren kişi

Köye ilk traktörü ve ilk biçerdöveri getiren kişi bir emekli albaydır.

Bu tesadüf değil gibi görünüyor. Köyün okulunu 1942'de birliğin desteğiyle açıldı, camisini 1945–47'de bir general ve iki subay yaptırdı, ilk traktörü de emekli bir albay getirdi.

1942'de köye konuşlanan birlik, Demirtepe'nin yalnızca askerî değil teknik ve idari çevresini de belirlemiş görünüyor.


Elektrik

Elektrik, 19. yüzyılın başlarında Volta, Ampère, Ohm ve Faraday gibi bilim insanlarının çalışmalarıyla anlaşıldı. Dünyada ilk kamusal kullanımı 1870'lerin sonundadır. Osmanlı topraklarına 1902'de, Tarsus'ta kurulan küçük bir santralle girdi.

Demirtepe'ye ise çok daha geç ulaştı. Elektrikten önce evler gaz lambası, lüks ve idare ile aydınlanırdı.

Elektrikle birlikte televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, elektrik süpürgesi ve ütü köy hayatına girdi.

Köyde elektrik 1942'de vardı — ama herkese değil

Bu iki dönemi ayırmak gerekiyor.

1940'lar: Köye 1942'de konuşlanan birlik, lojmanlar ve barınaklar tamamlandıktan sonra Hilmi Altıntaş'ın arka bahçesine bir jeneratör kurdu. Elektrik yalnızca subay lojmanlarına ve sokaklara verildi. Jeneratör güçsüzdü; pazar günleri subay eşlerinin ütüleri makineyi zorlayınca görevli askerler sokaklarda “Ütüleri fişten çekin!” diye bağırırdı.

Sonradan Motortepe denilen yere daha güçlü bir jeneratör getirildi. Çalıştırma yöntemi ilginçti: bir askerî kamyonun tekerlekleri havaya kaldırılır, lastikler çıkarılır, janta bağlanan kayış jeneratörü döndürürdü. Askerî birlik yazısı

Sonrası: Hanelerin elektriğe kavuşması bundan çok sonradır ve şebeke bağlantısıyla olmuştur. Yani köyde uzun yıllar boyunca subay lojmanları ve sokaklar aydınlıkken evlerde gaz lambası yanmıştır.

Şebeke elektriği ne zaman geldi? Bir meclis tutanağı

Türkiye'de köylere elektrik götürme çalışmaları 1954'te etütlerle başladı, 1958'de Etibank bünyesinde Köy Elektrifikasyonu Başmühendisliği kuruldu. 1958–63 arasındaki deneme uygulamalarıyla yaklaşık 200 köy elektriğe kavuştu. 1964'teki ilk planlı elektrifikasyonla 250 köy daha eklendi; 1970'e gelindiğinde elektrikli köy sayısı 2.371'di.

Gelibolu köylerine elektrik, bu planlı hamleler doğrultusunda 1960'ların sonu ile 1970'lerin başı arasında kademeli olarak ulaştı.

Demirtepe ise o tarihte hâlâ listede bekliyordu. 25 Mart 1975 tarihli Millet Meclisi oturumunda okunan bir bakanlık cevabında, köy elektrikli köyler arasında değil, “elektrik tesisine başlanılacak köyler” listesinde yer alır. Gelibolu ilçesi altında 19. sıradadır.

Aynı belgede bakanlık, programa alınan işlerin bir ilâ üç yıl içinde tamamlanmasının planlandığını bildirir. Buna göre şebeke elektriğinin köye 1975–1978 arasında, büyük olasılıkla 1975 veya 1976 civarında gelmiş olması beklenir.

“Şu tarihte elektrik verildi” diyen kesin bir tamamlanma kaydı henüz bulunamamıştır.

Kaynak: Çanakkale Milletvekili O. Orhan Çaneri'nin Çanakkale ili köy elektrifikasyonuna ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Erhan Işıl'ın yazılı cevabı (7/413). Millet Meclisi Tutanak Dergisi, Dönem 4, Cilt 11, 55. Birleşim, 25 Mart 1975, s. 207–214.


Telefon

Kömürlü ve kurmalı telefonlar Demirtepe'ye hiç ulaşmadı. Köy iletişimle 1992'de, çevirmeli telefonla tanıştı.

O dönemde merhum Şevki Yılmaz'ın bakkalı köyün iletişim merkezi oldu; yıllarca santral ve postane işlevi gördü.

Telefondan önce haberleşme yalnızca köye gelip giden insanlar aracılığıyla yapılabiliyordu. Telefonla birlikte uzaktaki anne, baba, çocuk ve akrabalarla konuşmak mümkün oldu.

Zamanla ağ genişledi, çevirmeli telefonlar hanelere de girdi.

1992 geç bir tarihtir

Telefonun köye 1992'de gelmesi, Türkiye ölçeğinde geç sayılır. Aynı yıllarda şehirlerde telefon çoktan yaygındı.

Bu gecikme, köyün 1980'ler ve 90'lardaki nüfus kaybıyla birlikte düşünüldüğünde anlam kazanır: gençler İstanbul, Çorlu ve Çanakkale'ye gitmişti ve köyde kalanların onlarla konuşabilmesi 1992'yi bulmuştu.

Yani telefon, göçün sonucunu telafi etmek için gelmiştir.


Su

Köyün su ihtiyacı geçmişte çeşmelerden ve bazı evlerin bahçelerindeki kuyulardan karşılanırdı. Çamaşır, hayvan sulama ve içme suyu hep bu kaynaklardandı.

Yağışlı havalarda su bulanırdı; içme suyu için ciddi bir sorundu.

Sonradan Motortepe yakınlarında bir kuyu açıldı. Kanallar insan gücüyle kazıldı, borular döşendi. Muhtarlık ve köy halkının desteğiyle köy çeşmesinden su akmaya başladı.

Eskiden bidon ve bakraçla taşınan su, artık evlerin musluğundan akıyor.

Motortepe adını nereden alıyor?

Köyün su kuyusunun açıldığı yer olan Motortepe, adını 1940'lardan alıyor.

Birliğin ikinci ve daha güçlü jeneratörü oraya kurulmuştu. Tepe, o motorun adıyla anılmaya başladı ve ad kaldı.

Aynı tepe, otuz kırk yıl arayla köye önce elektriği sonra suyu verdi.

Suyun iki yüzü

Bu arşivde su iki ayrı mesele olarak geçer ve karıştırılmamalıdır.

İçme suyu: köyün çeşme suyu kalitelidir. Eyyüb Sabri Osmanoğlu 2005'te “diğer köylerden ve yazlıkçılardan akın akın su almaya gelirler” diye yazar. Yazısı

Sulama suyu: tarlaları sulayacak ölçekte tatlısu kaynağı yoktur. Bu yüzden köyde kuru tarım yapılır ve bir yıl buğday ekilen tarlaya ertesi yıl günebakan ekilir.

Motortepe kuyusu birincisini çözdü; ikincisi hâlâ açık.


Anlatının zamanı

Remzi Başarız'ın kendi çocukluk hatıraları 1950'li yılları kapsar. Traktörün ve biçerdöverin köye gelişi bu yıllara denk gelir.

Elektrik, telefon ve şebeke suyu ise sonraki dönemlere aittir.

Neyin Sırası Değişti

Demirtepe'ye önce makine geldi, sonra elektrik, en sonda telefon. Traktör 1950'lerde, telefon 1992'de.

Bu sıra tesadüf değil. Traktör üretimi artırıyordu, karşılığı hemen görülüyordu. Telefon ise ancak köyden ayrılanlar olduğunda gerekli hâle geldi.

Yani makineler köyü kalabalıkken buldu; telefon, boşalmaya başladıktan sonra geldi.

Teşekkür. Bu yazının hazırlanmasında değerli bilgi ve deneyimlerini paylaşan Remzi Başarız'a teşekkür ederiz.

Köyün ilk yıllarına dair gazete kayıtları için: Demirtepe Basın Arşivi

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!